Genel Müzik Eğitimini Hedefleyen Çağdaş Yöntemler Ve Ortak Yönleri

Şefika Yurdakul

genel-muzik-egitimini-hedefleyen-cagdas-yontemler-ve-ortak-yonleri

Günümüz toplumlarında yaygın olarak kullanılan müzik eğitimi yöntemleri:

  1. Dalcrose yöntemi,
  2. Orff yöntemi ve
  3. Kodaly yöntemidir.

1) Dalcrose yöntemi:

İnsanın sahip olduğu yeteneklerin tümünü ya da mümkün olanını aynı anda ortaya çıkaracak etkilerin gerekliliğine inanmaktadır. Doğal ritimlerin çocukların el, kol hareketlerinde, yürüyüşlerinde, koşmalarında var olduğunu hissetmiştir. Onun düşüncesi, yaradılıştan var olan bu yeteneğin, doğal bir duyarlılık olarak geliştirmesi olmuştur.

Dalcrose eğitim sistemine göre zihin ve beden aktiviteleri arasında uyum yaratıldığı zaman çocukları yaptıkları işten çok büyük zevk almaktadırlar. Çocuk duyduğu müziği olduğu gibi vücuduna yerleştirip zekasını, yeteneğini ve becerisini kullanarak harekete dönüştürebilir. Böylelikle çocukta buluş (yaratıcılık) ve hareket zevki doğmaktadır. Çocuktaki bu düşünsel aktivite ve vücut hareketlerinin birlikteliği, müzik etkinliğinden zevk almasına ve çocuğun rahatlamasını sağlamaktadır.

2) Orff yöntemi:

Carl Orff'un çocuk müzik eğitimine yaklaşımı, kendisinin müzik -tiyatro stili kompozisyon yazımından kaynaklanmaktadır. İlk çalışmalarına bir dans okulunda, yenilikçi, dansçı müzisyenlerle başlayan Orff'a göre, konuşma, hareket ve danstan kaynaklanan ilkel müzik eğitiminin temelini oluşturmalıydı. Tüm duyulara hitap etmeli, yaparak, yaşayarak öğrenen çocuk aktif olan bu öğrenme sayesinde çözümlerini de kendisi üretebilmeli ve böylece kendine olan özgüveni de geliştirilmelidir. Orff Schulwerk yaklaşımı çalışmaları gruplarla yapıldığından birlikte müzik yapıp, dans eden, şarkı söyleyen çocukların sosyal kimliklerinin de geliştiği gözlenmiştir. Zihin beden ve ruhsal yönden rahatlayan çocukların gruba uyumu, konsantrasyonu, dikkat, motivasyon, motor becerileri, beden kontrolü ve kendini ifade edişlerindeki farklılıklar Orff-Schulwerk yaklaşımının mükemmelliğini kanıtlamaktadır. Çocukların yaşamdaki yerlerini almalarında önemli bir rol oynar.

3) Kodaly yöntemi:

Kodaly'a göre "Bir dili konuşup yazıp anlayabilen her insan müziğin dilini de aynı oranda öğrenmeye yeterlidir". Müzik eğitiminin anne karnında başladığını, 3–7 yaşların eğitim için çok önemli olduğunu, bu yaşlarda öğretilmeyen becerilerin daha sonra kazanılamayacağını, şarkı söylemenin çocuk için konuşma kadar doğal bir eylem olduğunu ve tüm bunların Kodaly yönteminin temelini oluşturduğunu, amaçlarının ise

            i)  Her çocukta var olan müzik kapasitesini en üst düzeye çıkarmak

            ii) Müziğin dilini öğretmek

            iii) Çocukları kendi dil ve kültürlerinin ürünleri ile tanıştırmak

            iv) Çocukları dünyanın en büyük sanat eserleriyle tanıştırarak bu müzikleri dinlerken, çözümlerken, müzik üzerine dayanan bir bilgiden  kaynaklanan güven ile müziği ve yaşamı sevmelerini sağlamaktır.

Çocuk fiziksel, sosyal, duygusal, beyinsel ve estetik yönlerden geliştikçe, müzikteki gelişimi onu daha karmaşık kavramları ve yetileri kazanacak düzeye getirmektir. (Kemal Yıldırım 1995, İzmir)

Dalcrose, Orff, Kodaly yöntemleri incelendiğinde her üç yöntemin de ortak özellikleri

            i)  Bireysel olmayıp toplu eğitim için kullanılması

            ii) Tüm vücudun kullanılarak hareketin önemli olması

            iii) Uygulamaların çok küçük yaşlarda başlatılması

            iv) Şarkı, oyun ve dansla eğlenceli ve aktif olması

            v)  Ezgi öğretimine aynı aralıkları kullanarak pentatonik dizi ile başlamaları ve

            vi) Her üç yöntemin de bordun, ostinato, organum gibi ortaçağ yaratı türlerini kullanarak çocukları çok sesliliğin yeni keşfedilmeye başlandığı dönemlerdeki düzeylerden alarak 20. yüzyıl müziklerine dek getirmeyi hedeflemeleridir.

Bu üç yöntemden biri olan Kodaly yöntemi, uzun süre çalgı kullanımı gerektirmediğinden, içerik ve uygulamaları müziğin öğretimindeki tüm unsurları kapsadığından, çocuk gelişimine göre oluşturulmuş tutarlı ve dengeli programıyla, başlangıçtan çok üst seviyelere dek kullanım alanı bulabilen en gelişmiş genel müzik eğitimi yöntemi olarak düşünülmektedir. Yöntemin Macaristan'da ortaya çıkışından sonra birçok gelişmiş ülkede yaygın olarak kullanılır oluşu da bunun bir kanıtıdır.