Senem Altan

1994 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünü bitirmiştir. Devlet ve özel okullarda Matematik öğretmenliği ve yöneticilik görevinde bulunmuştur. 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal  Bilimler Enstitüsünde Yüksek Lisansını tamamlamıştır. ‘Oyun Teorisi’ konulu tez çalışması bulunmaktır. Taş yayınlarından çıkmış Matematik kitapları mevcuttur. İkinci   lisans öğrenimi sosyolojidir. Okan Üniversitesi  Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Programında Yönetim Organizasyon Doktorası Yapmaktadır. Aynı Üniversitede  Öğretim Görevlisi olarak Yönetim Organizasyon, Örgütsel Davranış, İstatistik, Matematik, Bilgisayar Dersleri vermiştir. Şu anda Yiğit Orta Okulu Kurucu Müdürü olarak görev yapmaktadır.

Matematik Eğitiminde Teknoloji ve Yazılım Kullanımının Önemi

Senem Altan /  Matematikçi, Okul Müdürü

Dünyada bilginin önemi hızla artmakta, buna bağlı olarak "bilgi" kavramı ve "bilim" anlayışı da değişmekte, teknoloji ilerlemekte ve tüm bu değişimlere ayak uydurabilmek için toplumların bireylerden beklediği beceriler de değişmektedir. Bilim ve teknolojideki ilerlemelere koşut olarak, Matematik eğitiminin de bu gelişmelere uyum sağlaması gerekmektedir. Matematik eğitimi literatürdeki son on yıllık birikime bakıldığında,  Matematik yapmada ve öğretiminde teknoloji kullanmanın, görselliğin ve interaktif uygulamaların verimliliği artırmada ne denli ön plana çıktığı görülmektedir.

Matematik, örüntülerin ve düzenlerin bilimidir. Matematik sayı, şekil, uzay, büyüklük ve bunlar arasındaki ilişkilerin bilimidir. Matematik, aynı zamanda sembol ve şekiller üzerine kurulmuş evrensel bir dildir. Matematiği oluşturan kavram, yöntem ve süreçler birbirleriyle ilişkisiz parçalar değil, pek çoğu ortak bir temanın varyasyonlarıdır.  Matematik, bilgiyi işlemeyi, üretmeyi, tahminlerde bulunmayı ve bu dili kullanarak problem çözmeyi içerir. Matematik eğitiminde kâğıt‐kalem ile hesaplamaların öneminin yanı sıra, tahmin edebilme, problem çözme, ilişki kurma gibi beceriler önem kazanmaktadır. Özellikle okullarda okutulan yeni Matematik öğretim programının dayandığı,  bilgi transferini önemseyen sarmal yapı ve holistik düşünce tarzı, öğrencilerin sezgileriyle konuyu önce hissetmelerini, daha sonra da görsel birtakım materyallerle içselleştirmelerini hedef alan kazanımlar edinmesini amaçlamaktadır. Uygulanan Matematik Öğretim Programı, disiplinler arası düşünme ve yatay bağlantılar kurabilmeye olanak tanıyan sentezci düşünme ve parçalar arası bütünlüğün sağlanmasına fırsat veren bir model oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmada ise teknoloji artık yadsınamayacak öneme haizdir. Matematikte bir konunun iyi kavranması da sezgiyle başlayan ve bütüncül yaklaşan bu öğrenme serüveninin teknolojiyle desteklenmesiyle gerçekleşir. Kısaca, Matematik denen gelişmiş dili kullanmayı öğrenmek ve öğretmek için başta bilgisayar yazılımları olmak üzere her türlü gelişmiş teknolojiyi kullanmaktan sakınmamak gerekir.

Günümüzde sembolik ve nümerik her türlü ve her düzeyde Matematik yapmanın ve öğretmenin araçlarını sunan bilgisayar yazılımı mevcuttur. Bunların önde gelenleri Mathematica, Matlab, Maple olup bu yazılımlar pek çok gelişmiş ülkede ilköğretimden, doktora düzeyine kadar Matematik eğitiminde de artan bir oranda kullanılmaktadır. Okullarda Mathematica dilinde yazılmış olan ve ilköğretim için özel hazırlanmış olan bu interaktif program sınıf içinde kullanıldığı gibi, okulların  web siteleri ile  uyumlandırılabildiği   için öğrencilerin  ödevlerini yaparken ve sınavlara hazırlanırken de bu programdan yararlanabilmeleri sözkonusudur.

Matematik Eğitiminde yazılım programı kullanmanın katkıları;

  • Keşfettirerek Öğretmek ve Matematiğin eğlenceli yanlarını keşfettirmek
  • Tahmin becerisini artırmak
  • Matematik kavram ve yöntemin görsel araçlarla kavratılması. Dolayısıyla Matematiksel sezgiyi geliştirmek
  • Öğretmen tarafından tahtada elle yapılması güç ya da olanaksız süreçleri gerçekleştirmek.
  • Bilgileri pekiştirmek ve hızlı hesaplamalar yapmak
  • Okul sitesini kullanarak evden bilgisayar uygulamalarını yapma ve dersi yeniden izleme olanağı
  • Eğitimde Teknoloji kullanımının katkılarını daha somutlaştıracak örnekler verebiliriz.

Örneğin: Çember ve çokgen ilişkisi, rasyonel sayıların sonsuzluğu, Fibonacci sayılarının altın spiralle ilişkisi, Pisagor Teoremi ya da geometrik olasılık  konuları bilgisayarın yarattığı olanaklarla  ve salt görsel araçlarla sunulabilir.  Pi sayısının beş milyar basamağını görmek, bir madeni parayı yada bir zarı bir milyon kez atmak ya da bir fraktalı 10 aşamasında resmetmek gibi süreçler ancak bilgisayarın sunduğu olanaklar ile gerçekleştirilebilir.

Evindeki bilgisayarında çok gelişmiş, oyunlar oynayan, internette ve televizyonda çok ileri animasyonları görmeye alışmış öğrencilerin, okul ortamlarının da bunlara paralel olması gerekir. Matematik yazılımlar sınıf içi uygulamalarla öğrencilere eğlenceli, somut örneklere dayalı, kavramsal ve beceri odaklı öğrenme olanakları sunabilir. Örneğin, öğrencilerin doğum tarihlerini (220595 gibi) Pi sayısının basamaklarında arayıp bulmaları, önce onları şaşırtabilir, ancak 5 milyon basamakta her doğum tarihinin bulunabileceğini kavradıklarında, hem Pi sayısının sonsuzluğunu, hem de rastlantı ve zorunluluk arasındaki ilişkiyi kavramada yol alacaklardır. Benzer şekilde,  bilgisayar uygulamaları çok fazla uygulamayı hızlı ve güçlü bir şekilde ortaya koyabilir. Dolayısıyla öğrencilerin tahmin etme, zihinden işlem yapabilme hususlarında beceri ve hız kazanması sağlanabilir. Örneğin, Matematik yazılımın rastlantısal olarak sunduğu bir açıyı gören öğrenci, önce bu açının ölçüsünü tahmin eder, daha sonra yine elektronik ortamda iletkiyle ölçümü yaparak tahminin başarısını ölçebilir. Benzer şekilde, bir fraktalın sonraki adımını ya da bir geometrik nesnenin saat yönünde 60 derece döndürülmesiyle oluşacak şekli önce tahmin eden öğrenci, daha sonra gerçek şekli bilgisayarda görebilir.

Çoğu öğrencinin bakış açısıyla Matematik dersi soyut kavramlarla dolu, öğrenimi zor yaşamla bağlantısı olmayan bir ders olduğudur. Aslında bu bakış açısı toplumsal koşullardan kaynaklanan eğitim kusurlarının etkisiyle oluşmaktadır. Bunun sonucunda Matematik dersi analitik düşünceden ve yaratıcılıktan uzaklaşarak öğrenciler için korku haline gelmektedir. Oysaki Matematik doğada var olan yaşamın özünü oluşturan, içinde keşfedilecek birçok şeyi barındıran keyifli bir bilimdir. Matematik öğretimi için, öğrencinin tam öğrenmeyle öğrenebileceği, görsel, işitsel ve kinestetik algısını da etkin olarak kullanabilecekleri bir öğrenme ortamı yaratılmalıdır. Dersi renklendiren, eğlenceli hale getiren soyut Matematik kavramlarını somutlaştıran, ders işlenişinde seçenekler sunan öğretim yöntem ve teknikleri Matematik öğretimini kolaylaştırmaktadır. İç dünyaları çok renkli ve zengin olan ilk ve orta öğretim öğrencilerinin aslında özünde var olan öğrenme güdüsünü yok etmemek için zenginleştirilmiş eğitim öğretim ortamları yaratmalıyız. Geleneksel yöntemlerle kavratılmaya çalışılan Matematik konularının,  çok uyaranların olduğu günümüz ortamında, çeşitli görsel araçlarla kavratılması, sınıf içi uygulamalarla öğrencilere eğlenceli, kavramsal ve beceri odaklı öğrenme olanaklarının sunulması, akıl yürütme ve soyut düşünmeyi gerektiren Matematik dersinin öğrenci tarafından içselleştirilmesini destekler. Bu anlamıyla Matematik dersi, araştıran, sorgulayan, problem çözümleriyle ilgili stratejiler geliştiren ve bunları yaşamla bütünleştirme becerisine sahip bireyler yetiştirmeye zemin hazırlayacaktır.

 

Diğer makaleler